25 Mayıs 2015 Pazartesi

BİR FUTBOLCUDAN DAHA ÖTESİ VE ALTYAPI EĞİTİMİNİN OLUMLU BİR GÖSTERGESİ: XAVİ


Xavier "Xavi" Hernández i Creus (Katalanca: [ˈ(t)ʃaβi ərˈnandəz i ˈkɾɛws], İspanyolca: [ˈtʃaβi erˈnandeθ]; 

Bazı futbolcular vardır. Kulüpleri onları büyütürken, bir bakarsınız onlar da kulüplerini büyütürler. 
Bu ender bir şeydir.
Çünkü bunun için oynadığınız futbolun kalitesinin yüksek olması kadar, aldığınız ve yerine getirdiğiniz rollerin de kaliteli olması gerekir. Bunun için ise önce kimliğinizin sonrada onun üzerine şekillenen kişiliğinizin mükemmel gelişmiş olması gerekir.

Xavi'nin 10-11 yaşlarında La Masia'da başlayan Barcelona serüveni aslında bir serüven değil, olumlu bir futbol hayatının nasıl olması ile ilgili örneğidir.
Buradan anlamamız gereken tek şey, kulüplerin altyapıları sadece futbol öğretmezler, onurlu olmayı, erdemli olmayı, çalışmayı, saygın olmayı ve düşünmeyi de öğretirler.
Çünkü görüldüğü ve bilindiği kadarıyla Xavi tek örnek değil. İniesta ve diğerleri de göz önüne alındığında, futbol öğretiminin sadece futbol öğretimi olmadığı ortaya çıkan bir durumu yansıtmaktadır.
Xavi futboldan kazandığını futbola veren ender futbolculardandır. Futbol ile çok şey kazanmış ama futbola da çok şey kazandırmıştır.
Orta saha oyunculuğu tipinin nasıl olması gereğinden tutun, bir takım kaptanının nasıl olması gerektiğine, oyun içinde sorumluluk almanın ne demek olduğundan tutun saha dışında bir kulp ve takım aidiyeti sorumluluğuna kadar "ideal futbolcu tipi" örneğidir Xavi.
Tüm futbol severlere yaşattığı teknik ve taktik becerileri için ama daha da önemlisi çocuklara ve gençlere olumlu bir "rol model" olduğu için kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Özellikle futbolda altyapının ne denli önemli bir kurum olduğunu ve altyapıların işlevselliğini Xavi üzerinden örnekleyerek anlatmak olanağını sunduğu içinde ayrıca kayda değer bir futbolcu olduğunu belirtmek gerekir.

Etiketler:

FENERBAHÇE'NİN KUPADAN ELENMESİ VE MUHTEMELEN LİGDE DE ŞAMPİYON OLAMAYACAK OLMASI İLE İLGİLİ BİR NEDENSELLİK ANALİZİ





(Aziz Yıldırım Sorunsalına Kısa Bir Giriş)

Fenerbahçe'nin Türkiye kupasında ilk maçı 2-1 almasına rağmen, ikinci maçta
kendi sahasında Bursaspora 3-0 yenilerek elenmiş olması sonrası herkes mutlaka bir şeyler söyleyecek ve yazacaktır.

Ama hiç kimse Aziz Yıldırımın İsmail Kartalı göreve getirirken basın toplantısında söylediği lafları yazmayacak, hatırlamayacaktır. Dahası Fenerbahçe'nin ligde de şampiyon olamayacak olmasının altında yatan asıl nedenin Aziz Yıldırım sorunsalı olduğunu analiz etmeyecektir.
Özetle söz konusu imza töreni ile ilgili basın toplantısında Aziz Yıldırım "Fenerbahçenin teknik adamı kim olursa olsun Fenerbahçe şampiyon olur, Onlar Fenerbahçeyi değil, Fenerbehçe onları şampiyon olarak yüceltir" demişti. Ve aslında bunları söyleyerek ilk kez Fenerbahçe Teknik Direktörü olacak kişiyi aşağılamıştı. Kimse de bu konuşmaya itiraz etmemiş, ya da bu konuşmadayanlış bulmamıştı. Özellikle de Teknik adamlar bir açıklama dahi yapmamışlar, bildiğim kadarı ile TÜFAD dahil herkes pusuya yatmıştı.
İsmail Kartal'ın asıl bittiği ve bitirildiği an söz konusu o toplantıdaki andır.Bir teknik adamın yüzüne karşı ve herkesin içinde çok da önemli olmadığının söylenmesinden daha kötü ne olabilir?
Lakin o da aynen "ben hep bu günler için bekledim, çok çalıştım, bizim neyimiz eksik" gibi laflar etmişti. Enterasandır "ben hep bu günü bekledim" derken Fenerbahçede yardımcı teknik adam pozisyonundaydı.
İsmail Kartal belki aşağılandığının farkında değildi, belki de onun için önemli olan, ne olursa olsun o yere gelmekti.. Ama bazen nasıl geliyorsan öyle gidiyorsun. Hayatın her zaman değil ama çoğu zaman böyle işleyen bir gerçeği de var.
Görün bakın gidişi çok onurluca ve güzel olmayacak. Oysa gidişler de güzel ya da onurlu olmalı.
Bir kulübün büyüklüğü başka bir şeydir, bir takımının şampiyon olması için kulübün büyük olmasının avantajı başka bir şeydir ama bir takımın şampiyon olması bambaşka bir şeydir.
Demek ki neymiş; kulüpler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar o büyüklükleri onların şampiyon olmasının garantisi değilmiş.
Chelsea, Bayern München, Barcelona, Real Madrid gibi takımlar sadece büyük takımlar oldukları için şampiyon olmuyorlar. İyi teknik adamlar ile çalıştıkları için de şampiyon oluyorlar. Ve çok daha önemlisi bu tür takımların başkanlarının hiç birisi "bu takımın başında kim olursa olsun bu takım şampiyon olur" diye demeç vermiyor.
Çünkü böylesi bir anlayış teknik adamı daha işin başında bitirmektir. Özgüvenini yok etmektir. Saygınlığını elinden almaktır.
Fenerbahçe Aziz Yıldırım ile nicelik olarak büyümüştür ama nitelik olarak aynı oranda büyümemiş ve gelişmemiştir.
Fenerbahçenin en büyük şansızlığı başkanlarının nicelik peşinde koşan kişilerden oluşmasıdır.

Fenerbahçeliler bunu iyi analiz edip, daha farklı bir başkan profilini yakaladıkları an, çok daha farklı bir kulüp ve takım olacaklardır.

Etiketler: