24 Aralık 2015 Perşembe

FUTBOL ÜZERİNE YAZILMIŞ KİTAPLARIN OKUNMUYOR OLMASI ÜZERİNE BİR ÖZELEŞTİRİ YAPMA İHTİYACI



Türkiye'de ve Türkçe yazılmış futbol kitapları ile Türkçeye çevrilmiş Futbol kitaplarına ve bu kitapların okuyucu ya da ilgili kişiler ile ilişkisi açısından yayın evleri satışlarına genel hatları ile şöyle bir baktım.
Çıkan sonuç;
1. Türkiye'de futbol külliyatı diye tanımladığımız futbola ilişkin kitaplar:
a) Futbol teknik ve taktik alanı ile ilgili genel eğitim kitapları,
b) Futbol eğitimi ile ilgili özel eğitim (antrenman, sağlık, beslenme, pedagoji, çocuk, altyapı gibi) üniversiter düzeyde eğitim ve araştırma kitapları,
c) Futbol Kültürü ile ilgili kitaplar
d) Biyografi ve otobiyografi
d) Futbol ekonomisi ve yönetimi
şeklinde sınıflandırlabilecek kitaplardan oluşmaktadır.
Sayısal yani nicelik olarak bu kitapların oldukça az ve hatta yetersiz olduğunu söylerken bazı kategorilerde üç beş kitap olduğunu söyleyebilirim.
Ne kadar zorlarsanız zorlayın ulaşabileceğiniz futbol ile ilgili tüm kategorilerdeki kitap sayısı 200 sayısına ulaşmıyor.
Bir ülke futbolu için 200 adet futbol kitabı nedir ki?
Üstelik bu kitapların içinde hep aynı şeyleri yazan söyleyen çok sıradan kitaplar da var.
Peki neden bu kadar sevilen, bu kadar ilgi gören ve binlerce antrenörün olduğu bir ülkede bu kadar az alan kitabı yazılıyor?
2. Görüştüğüm ve sorguladığımızda şunu gördük ki; yazılan çok kaliteli ve içeriği zengin kitapların birçoğu satmıyor. Bir kitap için 1000 satış rakamına ulaşmak neredeyse mümkün değilmiş. Ulaşılan kitap sayısı satışı ortalama 150 ile 300 arasında.
Yani okumuyoruz.
Yani emek verip kitap yazana saygı duymuyoruz.
Yani gelişmeye ve öğrenmeye açık değiliz.
Bu durumda yayınevleri futbol kitapları basmaya meraklı ve istekli değil. Yazanlar da yine bu durumda yazma motivasyonuna sahip değiller. Yazsalar okuyan yok.
Sadece üniversite hocaları öğrencilerine (zorunlu) olarak ya da metazori olarak kitap satışı yapıyorlar, bu tür kitapların da çoğu sadece alan bilgisi ile ilgili kitaplar.
Önemli olan her beden eğitimi öğretmeninin, her antrenörün kendi özgür iradesi ile kitap alma isteği ve sorumluluğu taşımasıdır.
Hiç kimse "benim bu kitaplarda öğrenecek bir şeyim yok" ya da "öğrensem ne olacak bilgiye ve yeniliğe değer mi veriliyor sanki" gibi gerekçelere sığınmak mesleki sevgiye saygıya ve sorumluluğa uygun değildir.
Bu ülkede ve birçok ülkede futbol topuna vuran belli bir azınlık futbolcu ile, futbol piyasasına hükmeden belli bir azınlık büyük paralar kazanırken, bizler gibi işin eğitim, altyapı, emek ve oyun sevgisi yönü ile ilgilenenler bu azınlığa bakarak kendimizi futbolun her alanıyla ilgili daha da geliştirmek zorunda olmalıyız.
Birgün bu ülkede futbol simsarlarının, futbol rantiyecilerinin yerini futbola gönül ve emek verenler alacak ya da almalıdırlar. Ama buna hazır olmak için çok donanımlı olmak esastır.

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa