Beşiktaş’ın maça çıkmama kararı ve tarihe kayıt düşmek
Beşiktaş için 3 Mayıs 2018 tarihi, istese de istemese bir şekilde tarihe not olarak düşülecektir.
Bu not “boyun eğme” veya “dik durma” bağlamında bir kayıttır ve önemlidir. Bu aynı zamanda Türkiye futbolu için de önemli olabilecek bir tarihtir.
Daha önce de “maç çıkmama” şeklinde bazı tavır ve davranışlar yaşanmıştır. Ama şimdiki “müsabakaya çıkmama” tavrı sadece bir müsabakaya çıkmamadan daha öte bir tavır ve davranış olacaktır. Çünkü “siyaset” ile yakın ilişkilerin bir sonucu olan “siyasetin her türlü baskısına ve yönlendirmesine rağmen” bir maç oynamama durumu ile karşı karşıyayız.
Bu yazı yazıldığında müsabaka saatine daha çok vardı. Muhtemeldir ki karadan “dönmek” de güçlü olasılıklar içindedir.
Maça çıkmama kararına ve uygulamasına ilişkin olarak, söz konusu kararı hayata geçirmek demek, eğer iyi yönetilebilir ve sonuçlarından futbola yönelik kazanımlar elde edilebilecek bir yaklaşım sergilenebilirse, kayıpları yanında kazançları olabilecek bir karadır. İşte bu nedenledir ki; “Müsabakaya çıkmama” kararı bu nedenle tarihsel anlamda başka türlü bir öneme ve değere sahiptir.
Bu mesele, Fenerbahçe-Beşiktaş maçını erteleme ve kaldığı yerden tekrar maçı meselesi değildir artık. Başka bir şeydir.
Çünkü söz konusu mesele, bir müsabakanın tekrar edilmesi veya kaldığı yerden devam ettirilmesi üzerinden haklı olmak veya olmamak meselesini aşmış, siyasetin futbola apaçık ve göz göre göre müdahalesine karşı bir “duruş” meselesi haline gelmiştir.
Tarihsel açıdan kayıt düşme meselesine gelince, bu verdiğin ve aldığın bir kararın ardında durabilmek, direnebilmek ve bedel ödemekten çekinmemek ile ilgili olup, bundan sonrası için Türkiye futbolunu “kendine getirme” açısından bir kırılma veya eşik noktası teşkil edebilir.
Hani vardır ya; “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” diye…
Beşiktaş müsabakaya çıkmazsa çok şey değişmeyecektir elbette. Ama bundan böyle bazı şeyler eskisi gibi olmaması adına bu durum bir örnek vaka olabilir.
Bunun için diğer kulüplerin, diğer futbol kurum ve örgütlerinin dürüst ve samimi olması büyük öneme sahiptir.
Ve bunun için bir de futbolu yönetenlerin, “futbol insanlarının” kişisel ticari ilişkilerini ve kredibilitelerini, kulüp ilişkilerinin önünde tutmamaları, “ticari futbol” denen para yönetimini ticaretin gerçek kurallarına göre ve evrensel boyutlarda düşünebilecek düzeyde davranabilmeleri, popülerlikten uzak gerçek işletme mantığı ve koşullarına göre yönetebilmeleri oldukça önemlidir.
Mirasyedi gibi davranan futbol yöneticilerinin, kasaba esnafı tarzındaki ilişki ve davranışları, siyasetin futboldan seçmen ve itibar devşirme ahlaksızlığı ile birleşince, devlet kaynaklarının birer ticari işletme olan kulüplere dolaylı yollardan kaynak yönlendirebilecek konumu ve tasarrufu esasen futbolun uluslararası boyutta gelişmesine engeldir.
Özetle; Beşiktaş’ın aldığı kararı uygulayabilmesi veya uygulamış olması bu anlamda kendine, diğer kulüplere, federasyona ve siyaset-futbol ilişkilerine yeniden bir yön verme açısından faydalar sağlayabilecek bir etki oluşturabilecektir. Elbette temel mesele spor sistematiği ve futbol düzenidir. Ama sistemi ve düzeni sistemin ve düzenin aktörleri değiştirir, değiştiremezse, reforme eder, reforme edemezse çeki düzen verir. Yapılan her şey, hiçbir şey yapmamaktan her zaman daha iyidir.
Tarihe kayıt düşmek düşülen kaydın ne olduğuna ilişkin olarak iyi veya kötüdür.
Ama kaydı başkaları sizin adınıza düşerse bu iyi değildir.
Kaynak;
http://sendika62.org/2018/05/besiktasin-maca-cikmama-karari-ve-tarihe-kayit-dusmek-ismail-topkaya-490149/
Etiketler: Beşiktaş kulübü, müsabakaya çıkmama


