BİR SADIO MANE YAZISI; NEDEN BU KADAR SAYGI DUYULUYOR VE SEVİLİYOR?
Şu anda dünyanın ve Avrupa'nın en değerli futbolcularından
birisi kuşkusuz Senegal milli takımının ve Liverpool kulübünün futbolcularından
Sadio Mane olsa gerektir. Mane'nin değerli bir futbolcu olması elbette futbol
becerileri ve futbol oyunculuğundaki verimliliği ile ilgilidir. Ama Mane ile
ilgili başka bir şey daha var. O sadece iyi bir futbolcu olma özellikleri ile
değil, bazı insani özellikleri nedeniyle
de çok değerli görülen ve bu nedenle sevilen ve saygı duyulan bir kişilik.
Muhtemeldir ki, şu an dünyanın tüm coğrafyalarında, özellikle
alt ve orta sınıf futbolsever insanları tarafından en sevilen ve en saygı
duyulan futbolcuların başında Sadio Mane gelmektedir. Neden peki? Çünkü artık
insanlar ve özellikle ezilenler ve yoksullar sınıfının sporsever insanları
havalı, üstten bakan, kendini beğenmiş, şımarık, geldiği yeri unutmuş, para
manyağı, görgüsüz sporculardan ve özellikle de futbolculardan çok sıkıldılar.
İnsanlar ne kadar ünlü ve ulaşılmaz da olsalar, o konumdaki insanlarda
kendilerini veya onları kendilerinden görmek istiyorlar. Bu belki de insanların
birbirlerine yabancılaşmış olmalarının getirdiği yeni ilişkisizlik biçimi
karşısında duyulan bir ihtiyaç. Popüler kültür ve sınıf farklılıklarının
getirdiği ulaşılmazlığın bir şekilde bertaraf edilmesi ihtiyacına yönelik, yeniden inşa edilmeye çalışılan sanal bir
ilişki biçimi.
Geçmişte de, günümüzde de yetenekli ve özel sporculara ve
özellikle futbolculara her zaman yoğun ilgi vardır. Bu tür sporcular baş tacı
yapılırlar. Özel taraftarları, fanatikleri ve fanları olur. Ama sevilme konusu
daha farklı bir şeydir. Saygı duyulan olma konusu da, keza farklı bir şeydir.
Tarihsellik itibariyle bakıldığında, özel yetenekli sporculara olan ilgi,
takdir ve taraftarlık başka bir şey, aynı zamanda bu tür sporculara duyulan
sevgi ve saygı farklı bir şeydir. İşte bunu sağlayan ve ayırt eden şey, bazı
sporcuların insani ve ahlaki açıdan bazı özellikler taşıyor ve davranışlar
sergiliyor olmalarıdır.
Mane'ye dönersek, Mane son yıllarda giderek artan
popülerliğini elbette oynadığı futbol kalitesi ve Liverpool takımında
gösterdiği performans ile hak etmiş ve taçlandırmış durumdadır.
Ama Mane oynadığı futbol kalitesi, yararlı futbolu ve Liverpool
takımında gösterdiği performans kadar, takım içinde öne çıkmak gibi bir derdi
olmayan, yıldız olmak için çırpınmayan, takım oyunu oynamayı daha çok önemseyen
teknik özellikleri ile de dikkat çeken bir oyuncudur. Keza bilindiği kadarıyla
özel yaşamında da onca zenginliğine karşın mütevazı ve paylaşımcı yaşam biçimi
bunu doğrular niteliktedir.
Gerçekten de çoğu zaman izleyebildiğimiz kadarıyla oyun
içindeyken takım arkadaşlarına tepeden bakmayan, özel muamele görmek istemeyen,
rakip oyuncuları küçük görmeyen, ayrıca bireysel duruş olarak vakur ve bir o
kadar tavizsiz beden diliyle herkes için "farklı" bir oyuncu.
Bu arada küçük bir ayraç açarak şunu da eklemekte fayda var;
Mane’nin (ve bir diğer şöhretli bir oyuncu Salah’ın) Afrikalı oluşları, kodlanmış
“Afrikalılık ve Sömürü” ilişkisinden yola çıkarak bu sempati oluşumuna katkı
sunmamış olması mümkün değil elbette. Bu
arada belirtmeden geçmemek gerek, Mane ve
Salah’ın attıkları golden sonra secdeye yatma ritüelleri, belki onlara inanç
üzerinden artı bir teveccüh sağlıyor gibi görünse de bu, evrensel düzeyde
Mane’ye duyulan sevgi ve saygıyı açıklayacak bir şey değildir. Eğer öyle
olsaydı Emre ve Arda Türkiye’nin en sevilen ve saygın futbolcuları olurlardı.
Yetenekli ve başarılı oyuncular aynı zamanda böylesi insani
ve ahlaki bir takım davranış sahibi iseler daha çok sevilen ve saygı duyulan
oyuncular oluyorlar. Spor ve futbol tarihi açısından bakıldığında bu durum
genel olarak hep böyledir.
Mane bilindiği üzere Afrika'da 2019 yılının futbolcusu seçildi.
Böyle giderse Mane geçtiğimiz yılın değil, futbol tarihinin saygın ve sevilen
yıldız oyuncularından birisi olmaya devam edecek.
Yazıyı O'nun Afrika'da 2019 yılının futbolcusu ödülünü
aldıktan sonra sarf ettiği ve bu yazının da ana temasını oluşturan iki cümlesi
ile bitirelim;
"Bugün benim için çok özel bir gün. Bu yolculuğumda beni
destekleyen tüm Senegal halkına teşekkür ederim. Köyümdeki insanlar çok mutlu
olacaklar."
''Ben çok aç kaldım, çıplak ayakla top oynadım, okula
gidemedim, hep çalışmak zorundaydım. Şimdi neden 10 tane Ferrari, 8 tane
pırlanta saat isteyeyim? Eğitimim yok ama bugün kazandığım her şeyi futbola
borçluyum. O yüzden her şeyimle insanlara yardım ediyorum.''
Etiketler: liverpool, Mane, sadio mane


